400 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz!
400 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz!
06/06/2021
Evde Adaçayı Yetiştirme

Ada çayı bitkisini evde yetiştirmek aslında düşünüldüğü kadar zor bir işlem değil. İlk önce sağlıklı bir  ada çayı tohumu edinmemiz gerekiyor. Ada çayını tohumdan yetiştirmek biraz zaman alan bir işlem. Çünkü bitkinin olgunlaşması ve hasat için uygun yaprak yetiştirmesi için bir yıldan fazla bir süre beklemeniz gerekebilir.

Tohumdan ada çayı yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bir diğernokta ise alt tabanı hava delikli steril bir saksı ve yine steril uygun bir toprak karışımı edinmeniz gerekecektir.

Dış mekandan ya da bahçeden temin ettiğiniz topraklarda başka otlar mevcut olabilir. Yine bahçe toprağında topraktaki oksijene ortak olan minik böceklerde bulunabilir. Bu durumda tohumun gelişimini etkileyebileceği gibi sizi filizlenme konusunda yanıltabilir.

Ada çayı Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen bir bitkidir. Bu nedenle çok soğuk iklimli bölgelerde bakım sağlamak isteyenler iç mekanda uygun şartları sağlayıp bakım sağlayabilir. Ada çayını dikmek için ilkbahar ya da sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz.

Dilerseniz tohumları önce ayrı kaplarda filizlendirip daha sonraki süreçte saksıya aktarabilirsiniz. Filizlenme sürecinde her saksıya üçer adet tohumu belli bir mesafede dikebilirsiniz. Toprağın nemli olması bu süreçte çok önemlidir. Yine filizlenme sürecinde ortam çok soğuk olmamalıdır. Filizlenme başladıktan sonra fideleri çok soğuk olmayan bir ortamda bakım altına almalısınız. Yoksa fideler gelişemeden ne yazık ki olumsuz etkilenecektir. Eğer sıcak iklimli bir bölgede yaşıyorsanız fidelerinizi direk dış mekana alıp bakım sağlayabilirsiniz.

Tohumlar çok derin olmayacak şekilde yüzeye yakın dikilmelidir. Dikilen tohumların üstü ince bir toprak tabakası ile örtülmelidir. Böylelikle filizler yüzeye daha kolay ulaşacaktır. Filizlerin boyu yaklaşık 20 cm ulaştığında başka saksılarala aktarım yapılabilir. Eğer küçük saksıda bakıma devam ederseniz kök gelişitikçe sıkışacak ve bitki gelişemeyecektir. Bu nedenle saksı aktarımı önemlidir. Toprak olarak süzek, suyu bünyesinde tutmayan, geçirgen özellikte bahçe toprağı kullanılabilir. Fakat steril bir toprak olmasına önem verilmelidir.

İlk zamanlarda büyümesini desteklemek adına sık sulama yapmaya özen gösterilmelidir. Toprak uzun süre kuru kalırsa filizlerde ne yazık ki hayata tutunmakta zorluk çekecektir.

Ada çayı bitkisi sulanmayı sever. Toprağının nemli olması önemlidir.

Ada çayı bitkisini budamak çok önemlidir. Budama zamanı yaz mevsiminde havanın en sıcak olduğu dönemlerde Temmuz ve Ağustos aylarında yapılabilir. Bu dönemlerinde taç yaprakların 5 cm kadar altından taze ve orta yaşlı filizleri sterilize edilmiş bıçak ya da makas yardımıyla kesebilirsiniz. Budanan dalda en az 3 yaprak bırakın ve su içerisinde köklendirmeye bırakabilirsiniz. Budanan dallardan böylelikle bitkiyi yeniden çoğaltmış olacaksınız.

NAZ IRMAK SAF 

17/05/2021
Banyoda Bakım Sağlanabilen Bitkiler

Evlerimizin her yerine misafir etmek istediğimiz bitkiler için uygun ve doğru yeri temin edebilmek çok önemli. Onları ne kadar mutlu edebilirsek gelişimleride bir o kadar sağlıklı ve verimli ilerleyecektir.

Bitkilerin gelişimi için en önemli kaynaklardan biri ışık isteğidir. Aldığı ışık etkisiyle bitki gelişiminde gözle görünür değişikliklere şahit olabilirsiniz.

İnternette bitkiler hakkında bilgi arayışında gezinirken karşınıza bir banyo görseli çıktı ve o da ne banyoda da bitki bakımı yapabileceğinizi öğrendiniz.

Peki hangi bitkilere banyolarda yer açabilirsiniz gelin hep birlikte inceleyelim.

Öncelikle banyoların pencereleri mutlaka dış cepheye bakmalı ve dolaylıda olsa gün ışığı girmeli. Tamamen karanlık banyolarda ışık alamadıkları için bitkileriniz olumsuz etkilenebilir.

Calathea Çıngıraklı Yılan Lancifolia
Calathea bitkisini orta dolaylı ışıkta ve orta ila daha nemli bir ortamda konumlandırabilirsiniz. Banyonuzun ortamı sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olacak ve güzel yaprakları banyonuza yeni bir hayat verecektir.

Alocasia Türleri
Yüksek nem, parlak, dolaylı ışık bu eşsiz bitkiyi mutlu edecektir. Düzenli buğulanmayı severler. Banyonuzu canlandırmak için göz alıcı bir bitki istiyorsanız, kesinlikle en iyi tercihlerden biri.

Hava bitkisi (Air plant)
Adının sizi aldatmasına izin vermeyin; bu eşsiz bitkilerin hayatta kalmak için havadan daha fazlasına ihtiyacı vardır. Aslında, hava bitkilerinin suya ihtiyacı vardır (onları ıslatarak sularsınız!) Ve orta ila yüksek nemde ve parlak dolaylı ışıkta gelişir. Daha küçük bir seçenek istiyorsanız ve yakınlarına konulacak bir banyo penceresine sahipseniz mükemmel bir tercihtir.

Monstera Türleri
İkonik yapraklarıyla monstera bitkisi her zaman harika bir ev bitkisidir. Çünkü banyonuz dahil birçok farklı ortamda gelişebilir. Düşük ışıkla başa çıkabilir. Ancak daha parlak dolaylı ışıkta daha iyi sonuç verir ve her türlü nem düzeyiyle başa çıkabilir.


Karpuz peperomia
Nemi seven bir başka bitki olan karpuz peperomia, orta ila parlak dolaylı ışıkla birlikte ılık sıcaklıkları ve bol nemi sever. Bu bitkiyi düzenli olarak buğulayın ve banyonuzda tutun; oldukça mutlu olacaktır.

Kalp Yaprak Philodendron
Bu philodendronun bakımı çok kolay ve çoğu koşulun üstesinden gelebilir. Aynı zamanda daha yüksek nemde büyüdüğü için banyonuz için de harika bir seçim diyebiliriz.

Tradescantia Türleri
Telgraf çiçeği türleri banyonuzda gelişmesi oldukça garantili bir bitkidir. Daha yüksek nem seviyeleri onu mutlu ve gelişmeye devam ettirecektir.

Kurdele Çiçeği
Parlak ışığı tercih eder. Ancak düşük ışıkta mutlu bir şekilde yaşarlar. Ayrıca daha az nemle başa çıkabilirler. Ancak daha orta derecede nemli bir ortamı tercih ederler. Banyonuzda bir rafa koyabileceğiniz gibi tavanada asabilirsiniz.

Anthurium
Cesur gövdeli muhteşem, mumsu, kalp şeklindeki çiçekleriyle tanınan antoryum, iyi aydınlatıldığı sürece banyonuza bir başka uygun bitkilerden biridir. Bu bitki daha yüksek nem seviyelerine sahip parlak, dolaylı ışıklı bir yerde başarılı gelişim gösterir. Yapraklarının durumuna göre ortamın çok nemli veya çok kuru olduğunu anlayabilirsiniz. Sarı uçlar, ortamın çok ıslak olduğu anlamına gelir. Kahverengi uçlar, ortamın çok kuru olduğu anlamına gelir.

Kuş Yuvası Eğreltiotu
Eğrelti otları, özellikle kuş yuvası eğrelti otu gibi çeşitler olmak üzere banyonuz için harika bir seçenektir. Bu özel bitki, düşük ışıklı ortamlarda daha iyi sonuç verir. Aynı zamanda biraz daha düşük nem seviyelerini de kaldırabilir. Ancak daha sıcak, daha nemli bir ortamda çok daha iyi sonuç verecektir.

Dracaena
Aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli dracaena türleri vardır. Harika banyo bitkileridir diyebiliriz. Bu bitki için yüksek nem önemlidir. Bu nedenle banyonuz temelde onun için mükemmel bir yerdir. Ayrıca düşük ışığı tolere edebilir. Ancak orta ila parlak dolaylı ışık konumunda daha da iyi performans göstereceklerdir.

Kuşkonmaz Eğreltiotu (Kuşkonmaz densiflorus)
Dantelli kuşkonmaz eğrelti otu banyo nemini sever. Orta veya parlak ışıkta iyi sonuç verir. Bu nedenle banyonuzun dışa bakan gün ışığı alan penceresi olmalıdır. Pencere kenarında bir noktada bakım sağlamak en iyisidir.

Begonya
Pek çok begonya türü banyo ortamının sıcaklığından ve neminden hoşlanırlar. Özellikle rex begonyaları gösterişli yapraklarıyla iç mekanlarda çok iyi büyür. Begonviller nemli koşulları sever. Ancak kök çürümesine neden olabilecek suyla dolu toprağı sevmez. Çiçek açabilen begonviller, sabahın erken saatlerinde bir miktar doğrudan güneş ışığı alan bir banyoda parlak bir noktaya ihtiyaç duyar. Yaprakları için yetiştirilen begonviller, doğrudan güneş ışığından uzakta parlak bir yere ihtiyaç duyar.

Croton (kroton)
Kroton bitkilerini renkli yapraklardan oluşmaktadır. Şatafatlı, çok renkli yaprakları vardır. Bu tropikal geniş yapraklı yaprak dökmeyen bitkiler yavaş büyür. Croton bitkileri, ıslak toprakta yaşamayı sevmemelerine rağmen parlak, ancak dolaylı ışığa ve bol miktarda neme ihtiyaç duyar. Sulamadan önce toprağın kurumasını bekleyin. Sonbaharın sonlarında ve kışın sulamayı azaltın.

NAZ IRMAK SAF


16/05/2021
Bitkileri Nasıl Sulamalıyız?

Evimize aldığımız bitkileri sevmek için sayısız neden bulabiliriz. Bulunduğumuz ortamın havasını temizlemeleri ve stresi azaltmaları, dış mekân hissiyatını hayatımıza katmaları… Aklımıza ilk gelen olumlu etkileridir. Ancak bir diğer taraftan da tabiat anayla iç içe yaşamak için tasarlandıkları düşünülürse, bitkilerimize eğer iç alanda bakıyorsak, onlara iyi davranmaya özen göstermeliyiz. Bu iyi bakma kısmında ise en çok karıştırdığımız ve nasıl yapacağımızı bilemediğimiz konulardan biri de sulamak.

Bitkilerin beslenmesi için bir takım maddeleri havadan ve topraktan alabilmeleri gerekir. Bu beslenmenin en etkili elemanlarından biri de düzenli ve yeterli sulamadır. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, haftada bir bilmem kaçta bir gibi rivayetlere kanmayınız. Her bitki türünün ihtiyaçları farklı olabilirken bu ihtiyaçlar doğrultusunda sulama alışkanlıkları da şekilleniyor. Sulama mevsimlere göre değişken olmalıdır. Bitkilerin yaz aylarında duydukları su ihtiyacı ile kış aylarındaki su ihtiyacı bir olmuyor ne yazık ki. Bitkinin bulunduğu(yani yaşadığınız) iklim koşullarından, toprak seçimi ve evdeki konumu gibi durumlara göre sulama sıklığı da değişebiliyor. Sulama oldukça ciddi bir iştir. Bitkiniz fazla sulandığı zaman kök ve yapraklarında çürümeler meydana gelebilirken, yeteri kadar sulanmadığında ise dal ve yapraklar kuruyabileceği gibi köklerde de kırılmalar olabiliyor.

Dikkat etmemiz gereken unsurlardan bir diğeri de saksı seçimimiz olmalı. Saksınızın altı delikse, altından su çıkana kadar sulayabilirsiniz ama önemli olan bu noktada toprağınızın kuru olmasıdır. Yani bitkinizi kurudukça sulayabilirsiniz. Toprak saksılar suyu emer ve bu da kuruma hızını arttırır. Altı delik olmayan ve fazla suyu çekmeyen saksı seçimlerinizde bitkinizi sulama sıklığınızı azaltmanız gerekir.

Saksı bitkilerinde sulama yaparken sulama kabı kullanmak ve suyun dinlendirilmesinin bitkiler bakımından daha doğru olduğunu düşünenlerdenim. Yani sulama miktarımızın sabit olması ve çeşmeden aldığımız suyun direkt olarak bitkiye verilmemesi gerekiyor. Çünkü içinde bulunan klor miktarı bitkilerimizi oldukça kötü etkiliyor. Birkaç saat dahi olsa suyun dinlendirilmesi gerekiyor.

Hemen hemen bitkilerin büyük bir çoğunluğu güneş ışığına ihtiyaç duyar. Bol güneş ışığı alan bitkilerin toprakları daha hızlı kurur bu da sulama sıklığını ve su miktarını arttırabilir. Yani sonuç itibari ile her bitkinin sulama alışkanlığını bu detaylara dikkat ederek oluşturmak bitkinizle daha uzun ve sağlıklı vakit geçirebilmenizi sağlar. Risk almak istemezseniz eğer altı delik toprak saksılarda yanlış yapma ihtimaliniz daha düşüktür.

SEHER YILMAZ
Sevgilerimle

10/05/2021
Yatak Odasında Bakım Sağlayabileceğimiz Bitkiler Nelerdir?

Bitkileri yatak odasında tutmanın en büyük faydalarından biri iç mekan hava kalitesini iyileştirme yeteneğine sahip olmalarıdır. İç mekan bitkileri, terleme sırasında su buharı yayarak nem seviyelerini korumaya ve bazı durumlarda artırmaya yardımcı olur. Ve oksijen ve nem yaymanın yanı sıra bitkiler, birçok havalı hava temizleme makinesine benzer şekilde negatif iyonlar üretir. Negatif iyonlar, havadaki toz, küf sporları, bakteriler ve alerjenler gibi partiküllere tutunur ve bunları etkili bir şekilde giderir.

Negatif iyonların varlığının da psikolojik sağlığı, üretkenliği ve genel refahı artırdığı gösterilmiştir. Bazı yaygın ev bitkileri, formaldehit, trikloretilen, ksilen, toluen ve benzen gibi iç mekan hava kirleticileri doğal olarak filtreleyerek hava kalitesi kontrolünde bir adım daha ileri götürür.

Ev bitkilerinin faydalarından biri sahip oldukları sakinleştirici etkisidir. Bir ev bitkisinin uyku miktarınızı artırabileceğine dair bilimsel bir kanıt bulunmasa da, daha hızlı uykuya dalmanıza ve daha uzun süre uykuda kalmanıza yardımcı olabilirler

Pothos sarmaşığı (Epipremnum aureum)
Pothos, muhtemelen büyümesi en kolay ev bitkisidir. Parlak, kalp şeklinde yaprakları ve birkaç metre uzunluğa kadar büyüyebilen asma gövdeleri vardır. Orta ila parlak ışığı tercih eden Pothos, aslında sulamalar arasında toprağının biraz kurumasını tercih eder.

Kurdele Çiçeği
Anneniz veya büyükanneniz bu klasik ev bitkisini 70'lerde yetiştirmiş olabilir. Ancak bugün hala evinizde bir yerde konumlanması gereken bitkilerden biridir. Çizgili yaprakları, mis kokulu çiçekleri ve ürettiği yavrularla sizi mutlu eden nadir bitkilerden biridir.

Kauçuk Bitkisi (Ficus elastica)
Büyük parlak yapraklara sahiptir. Orta ila parlak ışık sever. Nemden hoşlanan bir bitkidir. Budama ihtiyacı hissederseniz kesilince çıkan yapışkan özünü parmaklarınızdan uzak tutmak için bahçe eldivenleri giymeye çalışın.

Difenbahya
Bu bitkinin gösterişli iri yaprakları vardır. Ancak içindeki öz, mukoza zarlarını tahriş edebilen kristaller içerir. Yeşillikleri çiğnemekten hoşlanan bir evcil hayvanınız varsa bakım sağlama konusunda düşünmenizi öneririz. Çünkü toksiktir. Aksi takdirde, yalnızca orta miktarda filtrelenmiş ışığa ihtiyaç duyan, genellikle bakımıyla üzmeyen bir bitkidir. Toprağı hafifçe nemli tutun, ancak asla ıslak bırakmayın.

Dantelli Ağaç Philodendron (Philodendron bipinnatifidum)
Bu muhteşem bitkinin bakımıda kolaydır. Narin, lacivert kenarları olan devasa yapraklara sahiptir. Daha küçük olduğunda dik formda gelişir. Ancak büyüdükçe yayılıcı bir forma bürünür. Philodendron'a orta derecede ışık sever ve toprak kurudukça sulaması yapılır.

Dracaena (çeşitli türler)
Birkaç farklı dracaena türünün havayı temizlediği ve arındırdığı kanıtlanmıştır. Orta ila parlak dolaylı ışık ve hafif nemli tutulan topraklarda yaşamayı sever.

NAZ IRMAK SAF

15/04/2021
Mutfakta Doğal Temizlik

Evlerimizi temizlerken aslında kirlettiğimizin farkında mısınız? Çamaşır suyu, güçlü kir ve yağ çözücüler kullanıp evimizi mikroplardan arındırdığımızı düşünürken, yerlerine, bize mikroplardan daha fazla zarar veren kimyasallar koymuş oluyoruz. Bu risk mutfaklarda daha da tehlikeli bir hal alıyor, çünkü kimyasalları temas ettikleri gıdalarla birlikte de vücudumuza almaya başlıyoruz. Peki, başka bir temizlik mümkün mü? Elbette mümkün! Gelin mutfakta doğal, zehirsiz temizlik nasıl olur biraz konuşalım.

  • Sirke içerdiği asit ile çok güçlü bir temizleyicidir. Kendi kurduğunuz meyve sirkeleri kadar, beyaz sirkede meyve kabukları bekleterek elde ettiğiniz sirkeler de bir o kadar güçlüdür. Hem lekeleri çok başarıyla temizler, hem de hijyen sağlar. Bulaşık ve çamaşır makinalarınızda parlatıcı ve yumuşatıcı olarak bile kullanabilirsiniz, 1:1 oranında seyreltmeniz yeterli. Yer silerken, sebze-meyve yıkarken, tezgah temizlerken ya da ahşap mutfak ürünlerini suyla kaynatırken sirke eklemeniz ihtiyacımız olan hijyeni sağlamaya yeterlidir.
  • Bana sirke yetmez mi diyorsunuz? O zaman karbonattan destek alın. Karbonat ve sirke bir arada tepkimeye girerken inatçı lekelerin de çözünmesini sağlar. Ayrıca karbon, aynı krem temizleyiciler gibi aşındırıcı bir güce sahiptir, bu nedenle bir yerleri ovarken kendisinden destek alabilirsiniz.
  • Sirke ve karbonatın dışında, özellikle bulaşıklarınızı yıkarken arap sabunu ya da kastil sabunundan faydalanabilirsiniz. Jel yapıdaki bu temizleyiciler ihtiyacınız olan köpüğü ve hijyeni size doğal yollardan, kolayca sağlayacaktır.
  • Çok güçlü kireç lekelerinde sitrik asit, yani limon tuzundan destek alabilirsiniz. Suyun içinde eriterek güçlü kireç çözücü özelliğini açığa çıkarmanız çok kolay!
  • Uçucu yağların gücünden mutfak temizliğinde de faydalanabilirsiniz. Özellikle limon uçucu yağı, antibakteriyel, antifungal ve antiseptik özelliğe sahiptir, kokusuyla birlikte temizliğinize hem kolaylık hem de keyif katacaktır.
  • Mutfak süngerleri, plastik/mikrofiber mutfak bezleri ve plastik fırçalar yerine doğal liflerden yapılmış alternatiflerini tercih edebilirsiniz. Kabak lifi bulaşık süngeri yerine kullanılabilen, kullanılamaz hale gelince kompost edilebilen doğal bir liftir. Bunun dışında hindistan cevizi liflerinden yapılan fırçalardan, ahşap saplı fırçalardan ve pamuklu yıkanıp tekrar kullanılabilen mutfak bezlerinden faydalanabilirsiniz.
  • Kağıt havlu yerine kurulama bezi olarak waffle kumaşlardan ya da havlulardan yapılmış kumaş havlulardan faydalanabilirsiniz.

Mutfakta doğala dönüş inanın düşündüğünüzden daha kolay. Başlangıçta, kimyasal birikmiş tabak çanağınız, belki buğulu lekeler bırakabilir, ancak zamanla biriken kimyasal kalıntılarını attıkça, o eski günlerindeki parlaklığı geri kazanacaktır. Tezgahınız, buzdolabınız ve işin sonunda vücudunuz da tertemiz olacaktır. Ve nihayetinde, hem kendinize hem de gezegene iyi geleceksiniz.

Ceren Özcan Tatar

14/04/2021
Monstera Deliciosa Aslında Kim?

Merhaba, bugün herkesin çok sevdiği bu güzel canavardan bahsedelim diyorum, Monstera Deliciosa yani bildiğimiz Devetabanı. Büyük delikli yapraklarıyla oldukça estetik görüntüler veriyor. Geçtiğimiz on yılda unutulmuş olsa da son zamanlarda epey moda oldu.


Bitkinin de modası olur muymuş demeyin, oluyor valla. Kendisi Güney Amerika’nın yağmur ormanlarından kalkıp evlerimize ve ofislerimize girmeyi başardı. Aslında bir sarmaşık türü ve canavar gibi büyüdüğü için adı Monstera :) Peki bu canavara nasıl bakacağız evde, nasıl büyütüp çoğaltacağız? Aslında oldukça kolay bir bakıma sahip. Bakımı kolay dedik fakat kimilerimizin de yapmaması gereken bir takım hatalar yaptığını görüyoruz. Başlıca yapılan hatalardan biri ise bakımı hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan güzelliğine aldanarak alınması. Gelin hep birlikte bu güzelliğin bakımı hakkında bilgi edinelim. Edinelim ki sonucunu düzeltemeyeceğimiz sorunlara yol açmayalım. Aslında diğer iç mekan bitkiler gibi yazın toprağı kuru kalmayacak şekilde (abartmadan) sıkça sulayabilirsiniz. Filtreli güneş ışığı ve aydınlık alanlarda çok daha hızlı büyüyor ve ışığa doğru yöneliyor. Bu arada direkt musluk suyu değil de biraz dinlendirilmiş su vermenizi tavsiye ederim. Çoğaltma işlemini soracak olursanız, bazen ordan burdan kırdığım bir dal, bazen de kendi bitkilerimi çoğaltmak adına suda köklendirme yöntemini deniyorum. Nerdeyse hepimizin evinde bulunan devetabanı çoğaltmak çok kolay. Biçimsiz büyümüş veya çok fazla büyümüş devetabanlarından bir sürü yeni minik yavru devetabanları oluşturabiliriz. Önce bitkinin kesilecek dalını belirleyin ve gövdesine yakın kısmından budama makası ile kesin. Bu şekilde bitki toprağa tutunmak için kendine yeni kökler çıkarır. Haftada bir gün suyunu değiştiriyoruz. Temiz su kullanmaya özen göstermeliyiz çünkü klorlu su bitkilerimize iyi gelmeyecektir. Küçücük bir dalın suyun içinde her geçen gün ne kadar kök saldığını görerek büyütmek ayrı bir zevk. Kökler iyice güçlenince toprağa dikmek gerekiyor ve bu kökler biraz diğerlerine göre tembel olabiliyorlar. Suyun içinde büyüdükleri için susuzluğa tahammülleri daha az oluyor diğerlerine nazaran. Saksıdaki drenajı iyi sağladığınız taktirde bir tık daha sık sulamakta fayda var. Yine bolca aydınlık yerlerde suyun içinde bile yeni yapraklar vermelerine çok şahit oldum. Bitkinizi illa toprakta yetiştirmek zorunda değilsiniz. Hem de görsel olarak bence daha farklı ve estetik bir görüntü sağlanabiliyor böyle. Her konuda olduğu gibi bu konuda da çok bilen birileri illa ki çıkar. “Onu yapmazsan olmaz”, “şu tarihte yaparsan olmaz” lar ile ilgilenmeyin. Ben bu işlemi bahsettikleri değişim tarihlerinde yapmadım. Ev ısısı yaz kış belli bir düzeyde zaten benim çiçeğim büyümeye başladı.


Sevgilerimle,


Seher Yılmaz

Urbaneco Ekibi

04/04/2021
Tıbbi Bitkiler Bakımı: Lavanta, Gül ve Karanfil

Urban Aromatherapy yağlarında kullandığımız üç bitkinin bakımını evlerimizde rahatlıkla sağlamak mümkün.

Lavanta, karanfil ve gül bakımı için neler yapmanız gerekiyor gelin hep birlikte göz atalım.

LAVANTA BAKIMI
Evinizde saksıda lavanta bakımı yapabileceğinizi biliyor musunuz? Eğer lavanta bakımı için belli koşulları tam olarak sağlayabilirseniz harika bir sonuç elde edebilirsiniz. Bunun için en önemli noktaların başında verimli bir toprak, ideal bir saksı ve kaliteli bir tohuma ihtiyacınız olacak.

Lavanta, güneşi çok sevdiği için güneşli bir ortamda bakımı sağlanmalıdır. Mart-Mayıs ayları arasında havanın ısınmaya başladığından emin olduğunuz zaman aralığında dikimini gerçekleştirebilirsiniz. Eğer tohum bulunduğu koşulları severse lavantanız çiçeklerini haziran veya temmuz aylarında açmış olacaktır.

Lavanta çok fazla suya ihtiyaç duymaz. Sadece toprakla buluştuğunda ilk suyunu vermek çok önemlidir. Toprağının nemli olması ve ayrıca asit dengesi bitkinin gelişiminde büyük rol oynamaktadır. Yine toprağın mineral yönünden zengin olmasıda önemlidir.

Saksıda lavanta bakımı için saksı boyutunu büyük seçmek gerekir. Çünkü kökleri uzun olduğu için derin olmayan saksıda iyi gelişim gösteremeyecektir. Yine mutlaka saksının tabanında birden fazla hava deliği olmasına dikkat edilmelidir.

Tohumların sağlıklı gelişebilmesi için saksıda çıkan yabani otlar mutlaka temizlenmelidir. Kökleri ve yaprakları geniş olan lavanta, ekim sırasında çevresinde biraz boşluk ister. Tohumları ise en az 3 cm derine yerleştirmelisiniz.

Ev içerisinde güneşin bol olduğu, aydınlık bir ortamda bakım sağlanmalıdır. Çok nemli toprak sevmediği için belli periyotlarla sulama yapabilirsiniz.Haftada iki defa bir kahve fincanı kadar su verebilirsiniz. Yılda 1 defa olacak şekilde ya ilkbaharda ya da sonbaharda saksı ve toprağı yenileyebilirsiniz.

Aralık ayı sonları veya mart başında lavantanın tepesinde kalan yaprakları keserek daha gür çiçeklerin oluşmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle tüm oksijen köklere kadar inecektir ve bitki daha sağlıklı gelişmeye devam edecektir.

KARANFİL BAKIMI

Akdeniz bölgesinde yaşayan ılıman ve sıcak iklim seven bir bitkidir. 80’den fazla cinsi olduğu bilinen karanfile ait 2000 kadar alt türe sahiptir.

Karanfil tohumunu nisan ayında 3-4 cm aralıklarla dikmeniz gerekir. Filizlenme başladıktan hemen sonra başka bir saksıya aktarılmalıdır.

Karanfil, kireçli toprakları çok sever. Toprağın humus miktarı arttırılırsa daha sağlıklı gelişir. Toprağının nemli olmasını ister. Gölge yerleri çok sever. Gün içinde yarı güneş alabileceği yerlerde de yaşamaya devam eder. Dış mekan bakımında daha sağlıklı gelişim gösterir. Hava delikli ve drenajı iyi bir saksıda bakılması bitki kök sağlığı için önemlidir.

Karanfil için yine ortamın sıcaklığı çok önemlidir. Bitkinin gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

Karanfilin çiçekleri solmaya başladığında mutlaka bir makas yardımıyla kuruyan çiçekler temizlenmelidir.

GÜL BAKIMI

Gül bakımını evde yapmak istiyorsanız derin ve geniş bir saksı tercih etmelisiniz. Ayrıca drenajı iyi olan toprak ve alt tabanı birden fazka hava deliğine sahip bir saksı kullanmalısınız. Saksı değişimi yaz döneminde iki yılda bir olmalıdır.

Gül yetiştirmek için toprağın killi ve gübreli olması gerekir. Toprağını ilkbahar ya da sonbaharda değiştirebilirsiniz.

Gül bitkisi hava akımından, farklı cisme temastan, aşırı sıcak-soğuk ortamlardan hemen etkilenir. Bu tür ortamlarda bakılmamalıdır. Korunaklı bir yere konumlandırılmalıdır.

Gül, tomurcuk verdiği dönemlerde güneşten gün içinde 5-6 saat faydalanması gerekir. Böylece tomurcuklar sağlıklı bir şekilde çiçeklerini açmış olacaktır.

Gülün hemen yanında çıkan yabani otlar düzenli olarak temizlenmelidir. Temizlenmezse bitki gelişimini etkileyen bazı sorunlarla karşılaşabilirsiniz

Gül bakımında düzenli olarak yılda bir defa vitamin takviyesi yapmak bitkinin bağışıklığını kuvvetlendirecektir.

Naz Irmak Saf
UrbanEco Ekibi

03/03/2021
Bitki Bakımında Yapılan Hatalar

Günümüzde iç mekan dekorasyonunda yeşil dostlarımıza çokça yer veriliyor. Fakat bitkilerin dekoratif bir aksesuar olmadığını belirtmekte fayda var. Belki de bitki bakımında yapılan en büyük hata onlara dekoratif bir obje gibi davranıp istediğimiz yere konumlandırma isteği desek pekte yalan olmaz. İşte yanlışta tam olarak bu şekilde başlıyor. Yine bitkiyi tanımadan satın almakta en büyük hatalardan biri.

Peki bu yanlışları nasıl düzeltebiliriz? Doğru ve uygun bitkiyi nasıl anlarız? Evimiz için uygun bitkiyi nasıl belirleyebiliriz? Gelin hep birlikte bu soruların cevabını öğrenmeye başlayalım. Bugüne kadar hiç bitki bakımı yapmadıysanız öncelikle en kolay bitkiye sahip olup bitki bakımına başlayabilirsiniz. Sizi üzmeyecek ve dilini kolay anlayabileceğiniz bitkilerle bu yolculuğa adım atarsanız yavaş yavaş bitki dilini çözmeye başlayacak ve dereceli olarak bitki koleksiyoncusu olarak yolunuza devam edeceksiniz. Çünkü bir bitkiye bakabildiğinizi gördükçe merak duygunuzla birlikte, daha fazla bitkiye sahip olma isteğinizde otomatikman artacaktır. Yalnız şimdiden uyarıyoruz. İleride yeşil dostlarınız tüm evi ele geçirebilir.

Evinizi tanımadan bitki satın almamalısınız. Evinizin cephesi aslında size hangi bitkileri satın alabileceğiniz hakkında güzel bir ipucu sağlar. Doğu cephesi mi, Güney cephesi mi ya da evinizin hangi odası öğle güneşine uzun süre maruz kalıyor? gibi soruların cevaplarını bitki satın almadan önce belirlemekte fayda var. Çünkü bakımını bilmeden sadece görünüşü için satın aldığınız bitki evinizin cephesinden dolayı mutlu olamayacak ve kısa süre sonra size veda edecektir. Aydınlık olmayan bir ortamda sırf koltuğun yanında güzel durduğu için satın alınan, aslında bol aydınlık ortamda yaşamayı seven bir bitki ne yazık ki kısa süre sonra sizlere veda edecektir. Kısacası bitkilerinizi nasıl konumlandırmanız gerektiğine yeşil dostlarımız karar verebilir. Son söz onların.

Evinizde mutlu olacak bitki türünü belirledikten sonra satın alacağınız bitkinin türü, ailesi, doğal ortamı hakkında kısa bir araştırma yapmalısınız. Gerekli araştırmayı yaptıktan sonra bitkiniz için uygun saksı ve toprak karışımı hakkında mutlaka bilgi sahibi olmalısınız. Bitkileri iç mekanda daha güzel sunabilmek adına dekoratif saksılar daha çok kullanılmaktadır. Fakat bitki bakımında saksı seçimi de çok önemlidir. Özellikle alt tabanında birden fazla hava deliği olan saksılar tercih etmeniz bitkinizin kök sağlığı açısından çok önemlidir. Hava deliksiz bir saksıda sık sulama nedeniyle drene olamayan su, dip toprağın çamurlaşmaya başlaması nedeniyle çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu nedenle mutlaka hava delikli saksı kullanmayı unutmayın!

Bir diğer en önemli konumuzda toprak seçimi. Aslında bitki türlerine göre uygun toprak karışımı kullanmanız çok önemli bir konu. Bitkilerin türüne uygun toprak karışımı hazırlamanız daha sağlıklı gelişimlere şahit olmanızı sağlayacaktır. Kendi toprak karışımınızı oluşturabileceğiniz gibi hazır karıştırılmış olarak satılan toprakları da tercih edebilirsiniz. Eğer satın alınan bitkinin istisnai bir sulama isteği yoksa toprak nemi kontrol edilerek sulama rutini oluşturmalısınız. Islak toprak üzerine sürekli yapılan sulamalar bitki sağlığını tehdit altına sokacaktır. Sulama suyu mutlaka oda sıcaklığında dinlendirilmiş olmalıdır. Yine sulama yaparken saksı yüzeyi eşit ıslanacak şekilde gerçekleştirilmeli, bitki bir anda suya boğulmamalıdır. Saksı altından akan su gözlendikten sonra bitki yerine alınmalıdır. Bitki türüne göre bazı bitkiler yaprak ve gövdeleriyle sulanmak isterken kimi sadece toprağın sulanmasını ister. Bitki bakımı baktığınız türe göre değişiklik göstersede bitkiler için en önemli şey onlara doğal ortamındaki şartları sunmaya çalışmaktır. Eğer doğru bakım koşullarını sağlayabilirseniz bitkilerinizde bir o kadar mutlu ve sağlıklı gelişim gösterecektir.

Sevgilerimle

Naz Irmak Saf
Urbaneco Ekibi

28/02/2021
İyi Ama Neden?

Artık hepimiz, plastik kullanımını bırakmanın, atıkları azatlmanın, doğaya saygılı ürünler kullanmanın, su ve elektrik kullanımına dikkat etmenin, bitki temelli beslenmenin ne kadar önemli olduğunu her yerde duyuyor veya okuyoruz. İyi ama neden bu kadar önemli?

İşte bu sorunun cevabını yeterince iyi kavramazsak, bir temel oluşturmazsak yapacağımız değişiklikler ne yazık ki hevesten öteye gidemez.

Artık haberlerde, sosyal medyada, programlarda şu kelimeleri duymaya aşinayız: iklim krizi, iklim değişikliği, küresel ısınma.

Gelin, önce bunlar ne anlama geliyor, ona bakalım.

İklim değişikliği iklim özelliklerinin uzun bir süre içerisinde değişmesine denir.

Küresel ısınma ise, tüm dünyadaki ısı derecelerindeki uzun süreli artıştır.

Karbondioksit, metan, diazot monoksit ve su buharı gibi atmosferde doğal olarak bulunan gazlara sera gazları ismi verilir. Bu gazlar ısıyı tutarak yüzey sıcaklığının yüksek olmasını sağlar. Buna da sera etkisi denir. Onlar olmasaydı sıcaklık -18 derece olurdu, yani bu gazlar gezegeni yaşanabilir kılar. Şu anki ortalama sıcaklığımız ise 16 derece.

Normal ısınma şu şekilde gerçekleşir: Güneş’ten gelen enerji atmosferden geçer ve yeryüzüne ulaşır. Yerküre bu ışınlar emer ve ısı uzaya doğru yayılır. Güneş’ten Dünya’ya gelen enerji ile Dünya’nın uzaya yaydığı enerji aynı miktardadır. Fakat sera gazları bir battaniye gibi bu gazların uzaya geri yayılmasına engel olur ve onları tutar. Biz, insanlar olarak, daha fazla sera gazı ürettikçe, bu battaniye gitgide daha fazla kalınlaşır. Uzaya geri gitmesi gereken enerji yerkürede hapsolur, sıcaklık da işte bu sebeple yükselir.

İklim aslında doğası gereği değişkendir. 5-6 bin sene önce Sahra Çölü’nde göl olduğunu, Vikinglerin ortaçağda Grönland’a yerleşip tarım yaptığını biliyoruz.

Periyodik atmosfer-okyanus etkileşimleri, El Nino dönemleri, okyanus akıntıları, bitki sayılarındaki değişiklikler, Güneş-Dünya-Jüpiter arasındaki etkileşim, kıta hareketleri, Güneş’in verdiği enerji, volkanik patlamaları… Bunlar iklimi doğal olarak etkileyen ve değiştirebilen faktörlerdir.

Fakat ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada bu değişimin sebebi, biziz.

Sanayi Devrimi öncesi döneme (1750) baktığımızda atmosferdeki karbon miktarı 280 ppm idi. Şu anda ise (24 Şubat 2021) bu oranın 416,30 ppm olduğunu görüyoruz. Son 800.000 senenin herhangi bir zaman dilimindeki orandan çok çok daha yüksek.

İnsanlık olarak fosil yakıt yakarak veya çimento üreterek atmosfere her yıl ortalama 7,8 milyar ton karbon ekliyoruz. Tarım ve hayvancılık için ormanları kesip tarla açarak ise 1,1 milyar ton… Bunun hepsi tabii ki atmosfer tarafından emilmiyor; 2,3 milyar tonu denizler, 2,6 milyar tonu bitkiler tarafından emiliyor. Ayrıca kayaların da her yıl 300 milyon ton karbon emme potansiyeli var. Fakat salınan karbon ile emilen karbon arasındaki fark ne yazık ki kapanmıyor. Atmosferdeki karbon miktarı her yıl 4 milyar ton artıyor.

2020 yılı, Avrupa Birliği Kopernik İklim Değişikliği Servisi raporuyla (2016 yılıyla birlikte) küresel anlamda en sıcak yıl olarak kayıtlara geçti. Ekstrem hava sıcaklıkları, yangınlar, seller, kasırgalar tüm dünyada etkisi acımasızca gösteriyor ve biz bu şekilde yaşamaya devam ettikçe sıcaklıklar artmayı, iklim krizi kendini daha da yakından göstermeyi sürdürecek.

Belki biraz daha önce olsa, elimizden geleni yapalım derdim; gezegeni bu hale getiren biziz, o yüzden artık elimizden gelenin katbekat fazlasını yapmamızın zamanı geldi de geçiyor.

Nil Ormanlı Balpınar
Urbaneco Ekibi